fcb.portal.reset.password

1992 yazı Barcelona için bir dönüm noktası oldu. Olimpiyat Oyunları için hazırlıklar esnasında Katalan başkenti tamamen şu anki haline; turistlerin Avrupa'da en çok rağbet gösterdiği yerlerden birine evrildi.

Fakat birkaç hafta önce olimpiyat meşalesi daha yanmamışken Barselona şehrinin insanları zaten gurur doluydu. Çok sevdikleri futbol kulübü çok uzun zamandır bekledikleri Şampiyon Kulüpler Kupası'nı sonunda kazanmıştı.

Sessiz geçen yıllar

Avrupa'nın en büyük stadyumunda oynamak Barça'yı her zaman kıtanın devlerinden biri yaptı. Fakat futbolun kulüpler düzeyindeki en büyük ödülü hep onlardan kaçtı. Liverpool dört kez Kupa 1'i elde ederken Ajax ve Bayern üçer kez kazandı. Celtic, PSV Eindhoven, Aston Villa, Kızılyıldız ve hatta Nottingham Forest ikişer kez kupayı müzesine götürürken Barça taraftarı için en acı olan ezeli rakip Real Madrid'in altı defa Avrupa'nın en büyüğü olmasıydı.

Fuar Şehirleri Kupası ve Kupa Galipleri Kupası da önemliydi ama İspanya'da bilinen ismiyle Orejona'nın (Şampiyon Kulüpler Kupası'na verilen isim, büyük kulaklar anlamında) eksikliği göze çarpıyordu.

Şampiyonlar Ligi formatının aksine o günlerde turnuvaya sadece ülke şampiyonları katılabiliyordu. Ne yazık ki İspanya'da neredeyse her zaman Real Madrid şampiyon oluyordu ve 1991/92 sezonu Barça'nın Kupa 1'de oynadığı sadece beşinci sezondu. 

Son katılımları 1985/86'daydı ve hatıraları hala tazeydi. Kimse blaugranaların finalde Steaua Bükreş'e kaybedeceğini beklemiyordu. Sevilla'da kısır geçen maç golsüz sona erdi ve devamında sonucu penaltılar belirledi.

Wembley'e giden yol

Barça'nın günümüzdeki milyonlarca taraftarı 1991/92 sezonunu hatırlamadığı için affedilebilir. Kablolu kanallar ve uydu yayınları emekleme evresindeydi, internetten bahsetmeye bile gerek yok ve İspanya'nın dışında Barça'nın toplamda 3-1 ile geçilen Hansa Rostock eşleşmesiyle Jose Mari Bakero'nun son saniyede attığı golle Kaiserslautern'i ikinci turda elemesini canlı veren televizyon bulmak pek mümkün değildi.  

O sezon UEFA ilk kez turnuvaya grup aşamasını getirmiş ve bir yıl sonra da organizasyonu adını Şampiyonlar Ligi yapmıştı. Barça grupta Sparta Prag, Benfica ve Dinamo Kiev'i geçerek Wembley'deki finalde kendine bir yer edindi.

2017'nin standartlarından bakınca kupaya uzanmak için çok kolay bir yol gibi görünebilir ama 1992 farklı bir dönemdi. O günlerde Bosman kuralı daha çıkmamıştı ve takımlar üç yabancıyla sınırlıydı. TV gelirleri, uluslararası forma satışları, multi-milyonluk sponsorluk anlaşmaları ve 90'lar sonundaki futbolun burjuvalaşması henüz ortalarda yoktu.

Avrupa futbolu daha eşit şartlarda oynanıyordu ve Serie A şampiyonları; Pagliuca, Vialli, Mancini, Cerezo gibi isimlerle 90'ların başında zorlu rakiplerdi.

Penaltılara giderken... Koeman attı!

Ve Londra'da o muhteşem 20 Mayıs 1992 günü. Binlerce taraftar kuzeye denizden, karadan ve havadan ulaştı. Gergin değilseler bile heyecanlıydılar ve doksan dakika golsüz geçildi.

Maç uzatmalara gitti ve Barça'yı sonsuza dek değiştirecek olan frikiğin başına Ronald Koeman geldiğinde penaltı atışlarına sekiz dakika kalmıştı. 

Sonrası, hep söylenir ya, tarihin ta kendisi. Top Wembley'de ağlarla buluştu ve o sahneyi ulu Johan Cruyff'un sevince katılmak için yerinden kalkıp reklam panosuna ayağının takıldığı simgeleşen fotoğraf karesi takip etti. Tüm yaşananlar Hollandalı dehanın eseriydi.

Barselona şehrinde duyguların dışavurumu olağanüstüydü. Daha önce hiç olmadığı kadar coşkulu bir biçimde arabalar korna çalarken La Rambla caddesini ellerinde bayraklarla taraftarlar işgal ediyordu.

Barça taraftarı olmak hiç bu kadar iyi hissettirmemişti. Kupa 1 sonunda Katalunya'ya gelmişti. Yıllar boyu süren birincinin gölgesinde kalma durumu nihayet bitti. 

Sonsuza kadar mutlu

İki hafta sonra aynı şeyler Barça, La Liga'nın son haftası Real Madrid'den şampiyonluğu kaptığından tekrar yaşandı. Ve daha fazlası... Olimpiyatlar başlamak üzereydi! Katalanlar için yeni bir dönemin şafağıydı.

Son 25 yılda çok büyük başarılar kazanıldı ve yaşı yeten Barça taraftarları için 90'lar başındaki o gecenin ne anlam ifade ettiğini unutması şimdi çok kolay.

Fakat sonraki yıllar ne kadar görkemli başarılar getirirse getirsin, kulübe duyulan tutkunun uluslararası boyuta yayılmasında o harika geçen 1992 yazıyla karşılaştırabilecek herhangi bir şey olmayacak.

Ve bu yüzden bu günü çok özel bir şekilde kutluyoruz. Videonun tadını çıkarın. Barça'nın keyfini sürün.

Wembley'i bir de kahramanlardan dinlemek ister misin?

Cruyff'un söylediği gibi "Çıkın ve keyfini çıkarın"

Geçmişin üstüne bir sünger çeken ve kulübü kazanan, sevilen, saygı duyulan global bir yolculuğa çıkaran Wembley'de elde edilen Kupa 1'in 25. yılı şerefine 1899 Oditoryumu'nda duygu yüklü bir tören yapıldı. Etkinlikte başkan Josep Maria Bartomeu'nun yanı sıra başkan yardımcısı Jordi Cardoner, eski başkanlardan Josep Nunez, efsaneler Jose Mari Bakero ve Carles Rexach gibi isimler yer aldı. Törende Wembley 92 kahramanları ve dünya yıldızlarının katılımıyla 10 Haziran'da Camp Nou'da özel bir maç düzenleneceği açıklarken La Liga'nın son haftasında giyilecek 25. yıla özel forma da tanıtıldı. 
Başa dön